dimanche 7 septembre 2014

Yanlış sokağa saptın (Haritasız Kentler 16)

Balkondan dışarı bakarken Kit’i gördüğünü sandı Liv. Üzerine hiҫbirşey almadan hemen dışarı fırladı. Merdivenleri inerken ayakları birbirine dolandı, az kalsın düşecekti. “Düşeyim, hem daha hızlı inmiş olurum”, diye geҫirdi iҫinden. Apartmanın ağır kapısını ahşap, dökük bir köy evinin kapını ҫeker gibi hiҫ güҫ harcamadan bir ҫekişte aҫtı hızlıca. Kit’e benzeyen adam ortalarda yoktu. Kit’in sapmış olduğunu tahmin ettiği sokağa girer girmez gördü onu, adam uzaktaki bir nokta kadar küҫücük görünüyordu. “Bu sokak bu kadar uzun muydu?” , diye düşündü. Cebinden şehrin haritasını ҫıkarıp bakmak iҫin dayanılmaz bir istek duydu iҫinde. Oysa bu şehrin haritası yoktu. Havada bir eylül gününün tuhaf uҫuk mavisi ve esintisi vardı. Dümdüzdü bu cadde, en ufak bir tümsek bile yoktu üzerinde. Adamın gittiği yöne  doğru koştukҫa adam sanki daha uzakta kalıyordu. Nefes nefeseydi. Devam etti. Kan ter iҫinde kalmıştı. Adam şimdi uzakta daha da küҫük bir nokta haline gelmişti. Sağ tarafından binarlar geҫerken sol tarafından hiҫbirşey geҫmiyordu, bir deniz duruyordu orada. Denizlerden bir deniz... Beyninin sağ ve sol tarafı gibi işliyordu Liv’in sağ ve sol tarafı. Sağda zaman “şimdi” iken solda ise “önce”, “sonra” ya da ikisi birlikteyidi. Görenler buna hiҫbir anlam veremezdi. Nefes alamayacak kadar soluk soluğa kaldığında, durdu. Öne doğru eğilip elleriyle diz kapaklarının hemen üzerine dokunurken ayakta duracak hali kalmadığını hissetti. Soluk soluğayken böyle durmanın nefes almayı iyice zorlaştıracağını düşünüp doğruldu. Sokaktaki adam ҫok uzakta bir noktaydı artık. Tam o anda “Yanlış sokağa saptın” dedi arkadan gelen ses, “Ben diğer sokaktaydım.” Henüz kafasını ҫevirip bakmadan bildi kim olduğunu, Kit’di bu. Sesini nerede olsa tanırdı. 

Binnaz Bulut 
Haritasız Kentler 



"Japanese Nell"
Tokyo - August 2014 
photo taken and named by myself


*


*

Aucun commentaire:

Enregistrer un commentaire